BRÜKSEL - Belçika
adaleti, uzun yıllar süren bir yargılama sürecinin ardından geçen yıl
ağır hapis cezalarına çarptırdığı, ancak adli bir hata nedeniyle
kararlarını iptal ederek serbest bıraktığı terör örgütü DHKP-C
üyelerinin "yeniden yargılanma" sürecini Anvers Temyiz Mahkemesinde
geçen yıl sonunda tamamlamasından sonra, son kararını açıkladı.
Anvers Mahkemesi, söz konusu sanıkların bazılarına daha önce verilen
cezaları geniş ölçüde hafifletirken bazı sanıklar beraat etti.
Terör örgütü yandaşları tarafından alkışlarla karşılanan mahkeme
kararına göre, gıyabında yargılanan terör örgütünün başı Dursun Karataş
ile Zerrin Sarı, Şükriye Akar ve Bahar Kimyongür beraat ettiler.
Firarda bulunan terörist Fehriye Erdal 2 yıl hapis, 1230 avro para
cezasına, Musa Asoğlu 3 yıl hapis, 1230 avro para cezasına, Kaya Saz 21
ay hapis ve 1230 avro para cezasına çarptırıldılar.
Hapis cezası alan sanıkların daha önce tutuklu bulundukları süreler dikkate alındığından, tutuklanmalarına gerek görülmedi.
Anvers Mahkemesi, önceki kararların aksine, DHKP-C'yi ''terör örgütü'' olarak nitelendirmeyi de reddetti.
SANIKLAR VE ÖRGÜT TERÖRİST DAMGASINDAN KURTARILDI
Belçika adaleti, terör örgütü DHKP-C üyesi sanıkları serbest
bırakırken, bu kişilerin ve bağlı bulundukları örgütün Belçika
dışındaki eylemlerini dikkate almayı da reddetti.
Cezaya çarptırılan sanıklara yönelik ithamlar arasında, sadece silah ve sahte belge bulundurmakla kullanmak yer alıyor.
Mahkemenin gerekçeli kararında, savcılığın, DHKP-C’nin bir terör
örgütü, sanıklarınsa terör örgütü üyesi olduklarını, bir çete veya suç
örgütünün söz konusu olduğunu somut verilerle kanıtlayamadığı
belirtildi.
Müdahil taraf olan Türk Devletinin de iddia ve kanıtları yetersiz bulundu.
Belçika mahkemesinin, sanıkların ve terör örgütünün Belçika dışında
işledikleri suçlara yönelik iddiaları dikkate almayı reddettiği
gözlemlendi.
"HURAFELERLE DOLU SİSTEME DÖNÜLMEMELİ"
ANKARA
- Yargıtay Başkanı Hasan Gerçeker, türban tartışmalarını basit bir konu
olarak indirgemenin mümkün olmadığını belirterek, ''Olay basit bir
türban sorunu da değildir. Bilimin, teknolojinin bu kadar ileri bir
seviyeye ulaştığı bu çağda Tanrı'nın verdiği aklı ve zekayı kullanarak
doğruları bulmak yerine hurafelerle dolu bir sisteme geri dönüş
çabalarına geçit vermememiz gerekir'' dedi.
Yargıtay Başkanlığı'na seçilen Hasan Gerçeker'e mazbatası düzenlenen
törenle verildi. Yargıtay'ın yargının öncü gücü, lokomotifi olduğuna
işaret eden Gerçeker, "Bizler hukukçuyuz. Gördüğümüz yanlışları
söyleyip doğruyu bulmakta çaba göstermek yetki ve sorumluluğunu
taşımaktayız. Bu konularda en kısa zamanda yetkili kurullarımızla
toplanarak gerekli açıklamalarda yapılacaktır" dedi.
Anayasal ve yasal değişiklikleri yapmanın TBMM'nin baş görevi olduğunu
ifade eden Gerçeker, bu yetkinin laikliğin zayıflatılmasına neden
olacak şekilde kullanılmaması gerektiğini ifade etti.
Gerçeker, şöyle devam etti:
''Bir defa daha vurgulamak istiyorum, bizler kurumlar arasında
çatışmadan değil, devletin birlik ve bütünlüğü için uzlaşmadan,
karşılıklı sevgi ve saygıdan, diyalogdan yanayız. Toplumun huzur ve
güvenliği için barış ve kardeşlikten yanayız. Her türlü ayrımcılığa
karşıyız, inançlara saygılıyız. Yüce Türk Milleti, Büyük Önder Mustafa
Kemal Atatürk'ün ortaya koyduğu milliyetçilik anlayışında da olduğu
gibi bu ilkeler doğrultusunda asırlar boyu varlığını korumuş, devletler
kurmuş, kaynayan bir kazan durumunda bulunan Orta Doğu'da ve tüm
dünyada bir denge unsuru olmaya, batı ile doğu arasında bir köprü
görevi yapmaya devam edegelmiştir. Bütün çabamız ve amacımız yargının
yücelmesi, hukukun üstünlüğü ilkesinin gerçek anlamıyla yaşam bulması,
ülkemizin ve milletimizin bölünmez bütünlüğü içinde esenliğe kavuşması
içindir.''
ÖSS KILAVUZU 14 ŞUBATTA ELE ALINACAK
ANKARA
- YÖK Genel Kurulu, Prof. Dr. Yusuf Ziya Özcan başkanlığında, ilk
toplantısını gerçekleştirdi. Toplantıda rutin konuların ele alındığı,
Başkan Vekilliği seçimi ile ÖSS Kılavuzunun gündeme gelmediği
öğrenildi. ÖSS Kılavuzu'nun, YÖK Genel Kurulu'nun 14 Şubat Perşembe
günü yapılacak toplantısında ele alınacağı belirtildi.
YÖK Genel Kurul üyeleri, YÖK binasında gerçekleştirilen toplantıda
verilen öğle yemeği arasının ardından Prof. Dr. Özcan başkanlığında
Anıtkabir'i ziyaret etti. Anıtkabir Özel Defteri'ni imzalayan Özcan,
deftere şunları yazdı: ''Cumhuriyetimizin kurucusu büyük Atatürk...
Yüksek öğretim Genel Kurulu üyeleri olarak huzurlarınızdayız.
Çalışmalarımızda, göstermiş olduğunuz çağdaş uygarlık hedeflerine doğru
ilerlemede kararlıyız. YÖK Genel Kurulu ve üniversiteler olarak laik,
demokratik ve sosyal hukuk devleti ilkelerine bağlı olarak eğitim ve
öğretim faaliyetlerine özenle devam edeceğimizi huzurlarınızda
tekrarlıyoruz. Amacımız, akademik özgürlük ve üniversite özerkliğinin
bütün boyutları ile mevcut olduğu, hesap verilebilirlik, saydamlık ve
kalite güvencesini benimsemiş üniversite sistemini gerçekleştirmektir.''
Bu arada, YÖK Genel Kurulu'nun bugünkü toplantısına, Prof. Dr. Engin
Ataç'ın yurt dışında bulunması nedeniyle katılmadığı ifade edildi.
YÖK BAŞKANVEKİLİ EŞME GÖREVİNDEN AYRILDI
YÖK Başkanvekili Prof. Dr. İsa Eşme, YÖK Başkanvekilliği görevinden dün itibarıyla ayrıldığını açıkladı.
Eşme, YÖK Başkanı Prof. Dr. Yusuf Ziya Özcan'ın Başkanvekilliği
yetkilerini kullanmaması isteği nedeniyle 28 Aralık 2007'den başlamak
üzere düne kadar olan süreyi izinli olarak geçirdiğini anımsattı.
İsa Eşme, dün yapılan ve izninin tamamlanmasıyla katıldığı YÖK Genel
Kurulu toplantısında, ''kompozisyonu son atamalarla değişen'' genel
kurul üyelerinin çoğunluğunun bundan sonraki icraatında yeterli desteği
vermeyeceği ve Başkan Özcan'ın yeni başkanvekilleriyle daha uyumlu
çalışacağı görüşünün ağırlık kazandığı izlenimi edindiğini belirtti.
Eşme, açıklamasında şunları kaydetti:
''YÖK Başkanvekilliği bir icra makamı olup, faaliyetleri genel kurul
kararıyla hayatı geçirebildiğinden, mevcut koşullarda görevimi daha
fazla sürdürme imkanı bulunmamaktadır. Bu nedenle 15 Ağustos 2005
tarihinden bu yana yürüttüğüm Başkanvekilliği görevinden 7 Şubat 2008
tarihi itibarıyla ayrılmış bulunmaktayım.''
ATV-SABAH'TA DEVİR TESLİM YAKINDA
İSTANBUL -
Radyo ve Televizyon Üst Kurulunun (RTÜK), ATV-Sabah Ticari ve İktisadi
Bütünlüğünün Çalık Grubu şirketlerinden Turkuvaz Radyo ve Televizyon
Gazetecilik ve Yayıncılık A.Ş'ye satışına onay vermesinin ardından,
önümüzdeki günlerde devir teslim işlemleri başlayacak.
Tasarruf Mevduat Sigorta Fonunun (TMSF) 5 Aralık 2007'de
gerçekleştirdiği ihalenin ardından Turkuvaz Radyo ve Televizyon'un
verdiği 1 milyar 100 milyon dolarlık teklif, Fon Kurulu onayına
sunulmuştu.
Rekabet Kurulu, 10 Ocak 2008'deki toplantısında satışa onay verirken,
RTÜK de ATV'nin üst kurul nezdindeki izin ve lisansları ile kanal ve
frekans kullanım haklarının Turkuvaz Radyo ve Televizyon adına tescil
edildiğini bildirdi.
RTÜK onayının TMSF'ye ulaşmasıyla önümüzdeki günlerde devir teslim
işlemleri başlayacak. Söz konusu süreçte Turkuvaz Radyo ve
Televizyon'un, peşin bedel olarak sunduğu 1 milyar 100 milyon doları
ödemesi gerekiyor. Devir teslim işlemlerinin yaklaşık bir ay sürmesi
bekleniyor.