Dev bir istihbarat operasyonu yapılıyor dedi ve ekledi: İnternet kabusa dönecek!
Dev bir istihbarat operasyonu yapılıyor dedi ve ekledi: İnternet kabusa dönecek!
İnternet kabusa dönecek!
Denizlerde neler oluyor! Bu soru çok önemli ve inanıyorum çokça soracağız bundan sonra.
Çünkü
okyanusların derinliklerinde olağandışı gelişmelere tanık oluyoruz.
Birbirinden bağımsız gibi görünen, birbirinden çok uzak noktalarda
meydana gelen ama nedense aynı sonuçlara yönelen zincirleme olaylar,
bize göre, son derece korkutucu bir geleceğe ışık tutuyor.
İnsanoğlunun; devletler, ekonomi, siyaset, güvenlik, üretim ve tüketim
üzerindeki bağımlılığının en yoğun olduğu bir çağda, bu bağımlılığın en
zayıf halkasını hedef alan, bildiğimiz savaş örneklerinin çok dışında
bir savaşın, enformasyon savaşının ayak seslerini işitiyoruz.
Birileri, denizlerin altında, o zifiri karanlıkta, en az o kadar
karanlık şeylerle meşgul. Üstelik bu karanlık operasyonun tek hedefi,
küresel savaş çağında, kapsamı ve süresi belli olmayan bu savaş
çağında, yine aynı coğrafya. Bu yeni tür savaş, içinde bulunduğumuz
coğrafyayı karanlığa gömmenin, diz çöktürmenin, dünyanın geri kalanıyla
bütün iletişimini agresif biçimde kontrol etmenin, “hayır”
diyebileceklere gözdağı vermenin tatbikatı niteliğinde..
Salı günü “Denizde ABD-İsrail sabotajı” başlığı altında özetledim.
Başta İran olmak üzere, İsrail ve Irak dışında bütün bölge ülkeleri
etkileyen, dünya ile iletişimini zora sokan, 30 Ocak'ta başlayıp hala
devam eden, “kaza” olarak açıklanan ama kimsenin inanmadığı bir
denizaltı operasyonunu haber verdim.
Dünyanın belli başlı bölgelerinde, birbirinden çok uzaklarda,
Müslüman ülkelerin dünya ile iletişimini sağlayan fiber optik kablolar
birbiri ardına kesilir oldu. O yazıda dört günde beş kablonun
kesildiğini haber vermiştim. Ama sabotajlar devam ediyor. Şu ana kadar
bilinen dokuz ayrı bölgede fiber optik kablolar kesildi. Hepsi de Kuzey
Afrika'dan Malezya'ya kadar bütün ülkeleri etkileyecek nitelikte
kablolar. Bu bölgelerin dünya ile iletişimin sağlayan hatlar.
30 Ocak: Mısır'ın İskenderiye açıklarında iki kablo kesiliyor. Aynı
zamanda yine aynı bölgeden geçen, Fransa'nın Marsilya kıyılarına yakın
bir kablo daha kesiliyor. Bu daha başlangıç. 1 Şubat: Süveyş
Kanalı'ndan geçen kablo kesiliyor. İki gün sonra Basra Körfezi'nde
Dubai'nin 55 kilometre açığında bir başka kablo kesiliyor. 3 Şubat:
Katar ile Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) arasındaki kablo kesiliyor. 4
Şubat: Basra Körfezi'nde Bandar Abbas yakınından geçen fiber optik
kablo kesiliyor. Aynı gün Malezya'nın Penang adası açığından geçen
fiber optik kablo kesiliyor.
Yani: Dünyanın en önemli iletişim hatlarından olan,
internetten telefona, bankacılıktan havacılığa bütün iletişimi sağlayan
şu hatların aynı günlerde kesilmesine ne diyebiliriz?
1-Marsilya-Fransa. 2- İskenderiye açıklarında iki kablo. 3- Dubai
açıklarında bir fiber optik kablo. 4- Katar ve BAE arasındaki kablo. 5-
Süveyş Kanalı'ndaki kablo. 6-Malezya, Penan açıklarından geçen kablo.
Şu an bilinen dokuz tane fiber optik kablonun kesildiği. Daha rapor
edilmeyen bir çok sabotaj olduğu söyleniyor.
Hepsi Müslüman ülkelerin iletişimini sağlıyor. Hepsi Müslüman ülkelere
yakın denizlerde oluyor. İkisi hariç hepsi Müslüman ülkelere ait
denizlerde oluyor.
Sonuç: İran'ın iletişimi tamamen durdu. BAE'de 1. 7 milyon,
Hindistan'da 60 milyon, Pakistan'da 12 milyon, Mısır'da 6 milyon, S.
Arabistan'da 4.7 milyon kişinin iletişimi kesildi.
Bütün bunların kaza olduğuna inanmıyoruz. Bunun mümkün olmadığını
herkes biliyor. O zaman bunu adını ne koyacağız? Müslüman ülkeleri ve
onların dünyanın belli merkezleriyle iletişimini hedef alan sabotajlar
zinciri bu.
Sanki ilk yoklama. Ne kadar yapılabileceğini, nasıl sonuçlar
alınabileceğini, ne tür zararlar verilebileceğini ölçmek için denemeler.
Tam bu sırada bazıları gözlerini ABD'ye dikiyor. Tabi en yakın
müttefiki İsrail'e. Özellikle USS Jimmy Carter isimli dev denizaltıya.
Bu denizaltının benzer operasyonlara göre dizayn edildiği, şu an nerde
olduğunun bilinmediği, Deniz Kuvvetleri'nin sitelerindeki bilgilerinin
silindiği, Seewolf sınıfı diğer denizaltılardan çok daha büyük
yapıldığı, denizaltı gözetleme ve benzer operasyonlara göre donatıldığı
belirtiliyor.
Bir denizaltı istihbarat merkezi olan bu denizaltının bütün iletişimi
kesebilecek ve yönlendirebilecek kapasitede olduğu belirtiliyor. Ancak
operasyonun çok daha kapsamlı olduğu, bazı telekomünikasyon şirketleri,
İsrail ve ABD istihbaratlarının ortak çalışmalarını içerdiği de iddia
ediliyor. Tam da bu sırada, ABD Savunma Bakanlığı'nın “enformasyon
savaşı”na ilişkin raporu dışarı sızıyor. Ne rastlantı!
Tam da bu sırada: İran Şubat ayında doların geçersiz olacağı petrol
borsasını açacak. Petrol zengini ülkelerden oluşan Körfez İşbirliği
Konseyi ortak para birliğini geçme kararı aldı. ABD'nin petrol zengini
müttefikleri dolar rezervlerini azaltma kararı aldı. Rusya, kendi
denizlerinde kablolarını korumak için askeri harekatlara başladı.
Ekonomik savaş, dolar savaşı alabildiğine tehdit edici noktalara
tırmandı.
İkinci Dünya Savaşı sırasında İngilizler'in Alman hatlarını kestiği
gibi, Soğuk Savaş döneminde ABD'nin, Kuril Adaları'nda Sovyetler'e
yapmaya çalıştığı gibi bir operasyon var ortada. Ama tarihte hiç bu
kadarı olmamıştı. Bir adım sonrasında ne var?
Dev bir istihbarat operasyonu yapılıyor. Hedef ülkelerin en zayıf
yönü vuruluyor. Bu, şimdilik bir tatbikat. Gerilim tırmanırsa çok daha
kapsamlı olacak. Ortadoğu boyun eğmezse, parasını ve kaynaklarını
vermeyi reddederse karanlığı gömülecek. Böyle bir tehdit bu. Ve bazıları için İran'a saldırının habercisi. İBRAHİM KARAGÜL - YENİŞAFAK
SİBER SAVAŞ PROVASI 
Ortadoğu ve Kuzey Afrika'yı içeren geniş bir coğrafyanın internet
çıkışını sağlayan deniz altındaki fiber optik kabloların 'makul bir
sebep' olmadan ardarda kesilmesi, 3. Dünya Savaşı'ndan İran
operasyonuna kadar çok sayıda komplo teorisini gündeme taşıdı.
Geçtiğimiz hafta Kuzey Afrika'dan Ortadoğu ve Hindistan'a kadar çok
geniş bir coğrafyada internet çıkışını sağlayan deniz altındaki fiber
optik kabloların, uzmanları da hayrete düşürecek şekilde ardarda
kesilmesi sabotaj ihtimalini akıllara getirdi. Türkiye'de ilk olarak
Yenişafak Yazarı İbrahim Karagül'ün dikkat çektiği bu olağandışı
gelişme, dünya basınının da gündemine oturdu. İngiliz The Times
gazetesi, uzmanların, kabloların niçin kesildiğini hâlâ anlayamadığına
işaret ederek, Türkiye'nin de dahil olduğu çok sayıda ülkede internet
trafiğini etkileyen bu durumun, sabotaj ihtimaline güç kazandırdığını
yazdı. Başlangıçta olayın bir kaza olduğu ileri sürüldü. Ancak Mısır
hükümeti bölgede deniz trafiği olmadığını açıkladı. Bunun üzerine
bölgedeki bir depremin 0kablolarda hasara yol açtığı öne sürüldü. Ancak
kabloların koptuğu alanda geçen hafta herhangi bir deprem kaydedilmedi.
Kopan kabloların sahipleri ve ortakları arasında Flag Telecom, France
Telecom ve Verizon var. Gazeteye bilgi veren Flag Telecom'dan bir
yetkili, “Herkes bunun bir gemi kazası olduğunu söylüyor. Ancak
bunların tamamı spekülasyon. Ne olduğunu henüz bilmiyoruz” dedi.
İNTERNET DÜŞMAN SİLAHI
Uzmanlar, terör örgütlerinin deniz yatağının yüzlerce metre altındaki
kablolara sabotaj yapacak donanıma sahip olamayacaklarını belirtiyor.
Savaş karşıtı internet sitelerinde yer alan yorumlarda, geçtiğimiz
günlerde Pentagon'a ait gizli bir belgede, 'internetin düşman silahı'
olarak görülmesi gerektiğinin yazıldığına işaret edilerek, ABD
yönetiminin, geniş çaplı muhtemel 0bir savaş halinde internetin bloke
edilmesine yönelik tatbikat yapmış olabileceği ileri sürüldü.
Kazaların, İran'a yönelik olası operasyona hazırlık olduğu da revaç
bulan teoriler arasında yer alıyor.
Ajan denizaltı nerede?
ABD ordusunun denizaltındaki 'casus makinesi' USS Jimmy Carter'ın
nerede olduğunun bilinnemesi de kopan kablolarla işgli soru
işaretlerini artırıyor. Diğer nükleer denizlatılardan çok farklı
özellikler taşıyan USS Carter, denizlatı casusuluğu da dahil çok
çeşitli savaş görevlerini yerine getirebilecek kapasiteye sahip. ABD
Deniz Kuvvetleri'nin internet sitesinde de, USS Carter'a ait bilgiler
yer almıyor.
İletişimde en son teknoloji
İletişim teknoojisinde yaşanan gelişmelerin ardından fiber optik,
iletişim ağlarında yaygın biçimde kullanılarak bakır kabloların yerini
aldı. Fiber, ışık kaynağından gelen sinyallerin hedefteki kaynağa
iletilmesi. Fiber'i kaplayan kablolar ise ışığı taşıyan camın
kırılmasına ve sinyal kaybına karşı bir koruma görevi üstleniyor. İnsan
saçı boyutlarında olan fiberler, kırılma ve sinyal kayıplarına karşı
çok iyi korunuyor.
08.Şubat.2008 02:17:14
























